kendini dinlemek

Yogaya başladığım gün eğitmene dedim ki, "Yalnız ben öyle spritüel şeylerle filan pek ilgilenmiyorum. Oturup öyle OMMM filan diyemem. Beni hareket ettirin. Şöyle ter atayım!"

Beni tanıyanlar bunu okurken gülmeye başlamıştır. Neyse. Şansıma öyle tatlı hocalara denk geldim ki hiçbiri beni hizaya sokmaya çalışmadı ama ben hizalandım. Zamanla tabii. ve deneyimle...

Vinyasa, Jivamukti, Kundalini, Hatha ve Yin Yoga denedim; bazılarını eğitmenlik düzeyinde öğrendim. Hepsinden de çok keyif aldım. Çünkü temelde hepsinin çıkış noktası aynı. Hatha ve Kundalini Yoga hepsinin ataları.

O sebepledir ki yoga yolumun bu noktasında, ben de bir eğitmen olmuşken yin yoga yaptırmayı çok seviyor olmama rağmen derste bazen yang arzu edenleri hissediyorum. fark ediyorum. "Hadi!" diyorlar.

Peki.

Hatha ve Yin'le Yang'ın bir arada olduğu dersler de veriyorum. Hepsini eşit oranda severek.

Bugünlerde yin yogaya yoğunlaşmamın ve çakralar üzerinden dersler planlamamın sebebi ise içinde bulunduğumuz şartların ortaklığı. Normalde çakraların çalışma sistemi karmaşık. Meseleler ortak olmayabilir. Bugünse dertlerimizin çoğu ortak. o sebeple bir araya gelmek de güzel ve şifalandırıcı.


Yogaya başlayan hiçkimsenin "neymiş bu ya. hiçbir şey anlamadım amaan" dediğini duymadım. Yogaya başladığı güne şükretmeyen birini tanımadım. Belki vardır. Bilemem.

Diyeceğim o ki sizin için zamanı gelmişse yoganın her türünü deneyin görün. Bugün şuna yönelirken yarın bedeniniz, ruhunuz başka şeyi isteyebilir. Dinleyin, ne duyarsanız ona kulak verin. Başkalarına değil.


Size göre değilmiş diye de üzülmeyin, dersi verene gerçek duygunuzu ifade etmekten asla çekinmeyin. Gerçeklerden ve hakikaten öyleyse

bir "ohh iyi geldi"den başka hiçbir beklentisi yoktur bir hocanın.

Şifa olsun.


41 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör